Rumeli Hisari

16 Ağu 2012

Suriye Türk Tarihi – II

Yazan: NURİ CİVELEK

“Yazarımız Nuri Civelek, Suriye’de can yakan  gelişmelerin dikkatleri Suriye’ye çekmesinden dolayı, Suriye Türkleri’ni anlatmak üzere sütununu Suriye Türkleri Derneği mensubu Tarık Sülo Cevizci ve Osman Sultan’a  ayırmayı münasip bulmuştur.”

Hama ve Humus Türkmenlerin Yaşadığı Yerler

Humus Şehir Merkezi

“Humus’ta kim derse; ben Türkmen değilim o asılında  Humuslu değildir.” Humus’ta bilinen meşhur bir sözdür. Bu söz Arap tarihçisine İbn-i El Esir’in El Kamil kitabında kaydına dayanmaktadır. İbn-i El Esir’e göre 1157 yılında Humus’ta meydana gelen deprem şehri yerle bir etmiş, tamamını viran etmiştir. Şehir yeniden bir Türk kumandan olan İmadüddin Zinği atabeğinin oğlu Nureddin Mahmut tarafından îmâr edilmesi ve Türk boylarının ve ailelerinin yerleştirmesi bilinmektedir.

Yukarıdaki kitâbede,  Erbain (Kırklar) camisi onu kuran Küçüklü Karagöz oğlu Hüseyin onu ise Sultan Nureddin Mahmut İbn-i Zingi (Zinği oğlu Mahmut ) 1157 depreminde yıkıldıktan sonra yeniden bina etti.  yazmaktadır.

Humus’un merkezinde eski haralarından birinin adı Harat-ül Türkmen (Türkmenler Mahallesi) ve eski şehir kapılarından birisi  Bab-ı Türkmen (Türkmen kapısı) şimdiye kadar bilinmektedir.

Humuslu büyük ailelerden Türkmenî, Hüseynî, Husami, Vefaiî, Suni, Atası, bu aileden iki cumhurbaşkanı çıkmıştır, Türk oldukları bilinmektedir ama bu günlerde Humus’ta yaşayan Türklerin çoğu tamamen Araplaşmış durumdadır. Bu ailelerin çoğu da Türkmen olduğunu inkâr ederek kendilerini Arap milletine nispet ediyorlar hatta  çoğu da kendilerini Hz. Hüseyin’e nispet ediyorlar. Bu nispetin sebepleri arasında ise, en başta Suriye’de tarih derslerinde ve diğer derslerde Türklerin ve Türkmenlerin ülke tarihinde ve İslâm tarihinde yapmış oldukları fedakârlıkların gizlenmesi ve onların kötülenmesi yer almaktadır. Yakın zamana kadar televizyonlarda ve görsel basında yayınlan diziler ve programlar, Türkleri ve Türkmenleri kötü bir millet olarak ortaya çıkarıyordu. O derslerde İslâm tarihinde kahramanların, bilginlerin, âlimlerin, düşünürlerin tamamı Arap olarak gösteriliyor ve tanıtılıyorlardı. Bu yalanlara inanan Türkmen çocuklar, Türkmen olmaktan utandıkları için Türk bilinmekten kaçıyorlardı. Bu yönlendirmelerle kendilerinin Türk olmadıklarını açıklıyorlardı. Diğer bir sebep ise, Suriye’de şehirlerde yaşayan insanlar kendilerini köylerde yaşayan fakir çiftçilerden ve köylülerden yüksek bir seviyede saymalarıdır. Şimdilerde, en iyi ve en çok Türkçe konuşan bölgeler Türkmen olan köyler ve köylülerdir. Bu çerçevede şehirdeki bâzı Türkmenler kimse onları köylü olduklarını zannetmesin diye kendilerinin Türkmen olduklarını gizliyor ve zamanlarda Türklük bilinci zayıfladığında Türkçe de unutulmaya yüz tutuyor. Son olarak bu sebeplerden birisi, Arapların ırkçı olmalarıdır, onlara göre Araplar Allah’ın en iyi üstün yarattığı millettir. Bu ülkede tek hayat hakkı onlara aittir. Kim Arapçadan başka bir dille konuşursa hemen ona kızarlar, azarlarlar ve Arapça konuş diye bağırırlar. Çünkü onlar çarpıtılmış tarih dersleri okuyarak dünyada Araplardan başka kimsenin İslâm’a ve insanlığa hizmet etmediğini öğrendiler. Lâkin son günlerde bu tesirleri çok hafifleşti, özellikle internet ve uydu televizyonlarının yayınları hizmete girdikten sonra dünyayı küçük bir köy hâline geldi ve bilgiye ulaşmak çok kolay hâle geldi. Gerçek bilgilerin gizlenmesi imkânsız oldu, sahte sözlerin ve tezlerin yalan olduğu hemen ortaya çıkar ve anlaşılır oldu. Dolayısıyla yalanlar ve düzmecilerin tesiri kısa bir sürede bitmeye yüz tuttu.

Günümüz Humus’ta Türkmenlerin en çok bulundukları mahalle Bab Amr.

 


Halit İbn-i Velid Camisinde Türk Mimarisinin İzleri

Humus Eski Şehir Merkezi Üst Tarafta Nureddin Mahmut Camisi

Hama ve Humus Türkmen Köyleri          

On birinci yüzyıldan beri Türkmenler Humus’ta ve Humus köylerinde ve Hama ve bâzı Hama köylerinde yaşamakta oldukları bilinmektedir. Osmanlı devleti devrinde buralara yerleştirilmeye davet edilen ve iskâna memur olan oymaklar şunlardır: Avşar, Elbeğli, Beğdilli, İnallu, Döğer, Şam Beğmişlüsü, Hücüklü, Kapu-uşak, Kara Tohtemürlü, Şerefli, Uşak obası, Beşîr-oğulları obası, Bozlu, Salur, Dindaş, Genceli Avşarı, Kızıl Ali, Kara Halil.

Humus’a Ve Hama’ya Bağlı bâzı Türkmen köyleri:

Humus Köyleri

Köy Adı Nüfusu Türkler

Hama Köyleri

Köy Adı Nüfusu Türkler

Zara

10000 100%

Akrab (Kara Halili)

8000 80%

Halat

1500

100%

Tıllıf

7000

100%

Arcun

1500

100%

Hazzur

10000

90% –  100%

Kızhıl

2000

90%

Huvvır

Üm El Kasab (Kamışlı)

1200

90%

Bıt Natır

Samaalil

1500

100%

Hırmıl

Burc Kaya

3000

100%

Harpnafsa

5000

50%

Kisin

3000

25%

Musal-Hula

2000

30%

Kafrnan

4000

20%

Husun

1500

100%

Sukkare

2000

90%

Sabuniyye

1000

90%

Hama ve Humus’ta Türkçe’nin Durumu

Bu bölgede özellikle de köylerde hâlâ Türkçe kullanmakta ve konuşulmaktadır, ama yüzde ellisinden fazla Arap kelimelerden oluşan ne fenâ hâlde bir Türkçe. Lâkin bununda sebepleri vardır o sebeplerin en önemlisi ise bu ülkenin Türkiye’den ırak olması ve yakın bir zamana kadar Türkiye’yle temasının az olmasıdır. Diğer taraftan ülkede Türkçe eğitim-öğretim yapılmıyor olmasıdır, buna ilâveten bölgede Türkçe yazan okuyanın  bulunmaması da sebepler arasındadır.

Bu günlerde özellikle Türk kanallarının uydu yayınına başlamasından sonra, buralarda seyretme imkânı oluştu. Bunun sonucu olarak bâzı Türkmenler yeniden dillerine dönmeye ve konuşmaya başladı,  bu ama çok ağır aksak gidiyor, çünkü onlara kimseden destek gelmiyor. Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin mesuliyetlerine dikkat çekmek lâzımdır.

Daha önce dediğimiz gibi bölgede köylüler daha iyi Türkçe konuşmaktalar. Arap olmayan köylerdeki Türkmenlerin Türkçesi daha iyi oluyor. Meselâ Zara köyünde çok güzel Türkçe konuşulmaktadır.

Dili olmayan bir millet var olmaz gerçek bir sözdür, bunun için biz atalarımızdan bize miras kalan dilimize sahip çıkmalıyız. Ama buna gerçekleştirmek için bir otorite olması gerekmekte ve en büyük rol Türkiye’ye düşmektedir. Zirâ Türkiye istese de istemese de buradaki Türkler Suriye’de yaşayan Araplara karşı Türklerin bir yüzüdür. Onların ilerlemesi Türklerin ilerlemesi, gerilemesi Türklerin gerilemesi demektir. Bu çerçevede eğitimli olan Türkmenler kalplerinde ay-yıldızlı al bayrağı taşıyarak Türklerin yüzünü temiz bir şekilde göstermeye çalışıyorlarsa, cahil olanlar bu suratı kirletmeye ve burada denilen ve yutturulan yalanlara inanarak onları dediklerinin ve Türklerin Arapları geri bıraktığı gibi yalanları gerçekleştiriyorlar.  Biz Suriye vatandaşıyız ama biz Türk olduğumuzu unutamıyoruz ve unutmayacağız. Türkiye bizim de devletimiz. Bölgemiz ve insanımız hakkında bir çok bilgi eksik; imkân bulduğumuz müddetçe bahsetmeye çalışacağız, yazımı bir Hama Türkmen türküsüyle bitirmenin yerinde olacağı kanaatindeyim:

 

Kaleden indim düze

Su getirdim rengize

Yedi yıl hizmet ettim

Bir ala gözlü kıza

 

Hama yolu düz gider

İnce belli kız gider

Vurdum incesin kırdım

Daha bize naz eder

 

Hama yolu düz gelir

Bir kınalı kız gelir

O kız yolu şaşırmış

İnşallah bize gelir

 

Dere boyu kavunluk

Bugün hava yağmurluk

Kızın gövnü  var ama

Annesinden hayınlık

 

Karpuz kestim yede gel

Kız adını dede gel

Kız adını demezsen

Bir öpücük verde gel

 

Tarık Sulo CEVİZCİ – Osman SULTAN

______________________________

Suriye Türkleri Derneği:  Suriye Türkleri Derneği, Türkiye’de üniversite okuyan Suriye Türkmenleri tarafından 2011 yılında kurulmuştur. Kuruluş maksadı kültürel faaliyetlerle Suriye-Türkiye arasındaki tarihî yakınlığı vurgulamak, söz konusu yakınlıkta Suriye Türkmenlerinin pekiştirici rolüne dikkat çekmek ve Suriye Türklerinin kültürel haklarını savunmaktır. Suriye’de imkânsızlıklar yüzünden eğitim hayatını bırakan gençlere destek olmak da Suriye Türkleri Derneği’nin çalışmaları arasındadır.

Suriye Türkleri Derneği ambleminde hem Türkçe hem Arapça kullanılması iki dilliliğe işaret etmektedir. Amblemde gök mavi renklerle bezeli zemin üzerinde çift başlı Selçuklu kartalı ve sekiz köşeli yıldız yer almaktadır. Ayrıca dernek amblemi üzerinde yer alan hilâl, İslâm’ı, üzerindeki beş yıldız ise Suriye Türkmenlerin yaşadığı beş bölgeyi; Halep, Humus, Şam,  Lazkiye ve Cezire’yi temsil etmektedir.

Geçmiş Yazılar

Comments are closed.