Rumeli Hisari

21 Ara 2011

Çetin: Biyografi Kitabı, Türkiye’de biyografi alanında yazılan ilk eserdir…

Yazan: EDİTÖR

Mahmut Çetin, 1963 Ankara doğumlu. Erzurum A.Ü. Fen ve Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu… 1989 yılında İstanbul’a gelen yazar; çeşitli gazete, dergi ve televizyon kuruluşlarında çalıştı. “Çağdaş Osmanlı Ekseni” iddialı Beyan dergisini ve Biyografi Analiz dergilerini çıkardı. Halen “biyografi.net” yayınevinin editörlüğünü yapmakta…

Biyografi Net yayınevi tarafından neşredilen ve üzerinde dört yıl çalıştığı Biyografi Kitabı, biyografiyi bütün yönleriyle ele alıyor. Türkyorum okuyucuları için kitap çerçevesinde bir söyleşi gerçekleştirdik.

Afşin SELİM / afsinselim@gmail.com

– Niçin biyografi? 

Gerek yazı hayatım gerekse iş hayatım boyunca biyografi eksenli işler yaptım. Yazı faaliyetimin ana omurgası biyografinin bir alt dalı olan aile tarihçiliğidir. Başta Boğaz’daki Aşiret olmak üzere, bu sahada yazdığım eserler belirli bir boşluğu doldurmuştur.

– “www.biyografi.net” çalışmalarınız içinde nereye oturuyor? 

Soy ağacı araştırmalarının beni götürdüğü bir başka kulvar, hâl tercümeleridir. Araştırmalarım sırasında standart kısa biyografinin nasıl bir vazgeçilmez gereklilik olduğunu yaşayarak öğrendim. Bu tecrübe internet çağının başlamasıyla www.biyografi.net kimliğiyle kurumsallaşma imkânı buldu, internet sitesi ve yayınevi kimliğiyle Türk kültür hayatında önemli bir işlevi yerine getiriyor. 

– Biyografinin görsel boyutuyla da ilgilendiniz bildiğim kadarıyla?

Televizyonculuk döneminde belgesel, kültür-sanat ve tartışma programları yaptım. Bu alanlar da doğrudan biyografi ile ilgiliydi. Özellikle TGRT’de Portreler ve TV5’te Kitabiyat adıyla yaptığımız programlar önemli tecrübeler oldu. Bu süreçte yapımcılığını üstlendiğim Sakıp Ağa ile Başbaşa adlı belgesel benim için ayrı bir tecrübeydi.

– Romanlarınız da biyografik temalar içeriyor?

Evet, yazı hayatımın roman ve radyo oyunu safhası içiçedir. Radyo oyunu olarak Kab bin Züheyr, Hacı Bektaş-ı Veli ve Şeyh Ali Semerkandi’nin hayatlarını yazdım. Bunlardan birinci ve ikincisini Hırka ve Hünkâr adıyla romanlaştırdım.

Biyografi Analiz, biyografi tarihimizin altın sayfalarından biri oldu 

– Biyografi dergiciliğiyle uğraşmanız nasıl oldu?

Türkiye’de biyografi alanında sınırlı dergi yayınlanmıştır. Bu dergilerden birini Biyografi Analiz adıyla yayınladım. Biyografi Analiz, biyografi tarihimizin altın sayfalarından biri oldu.

– Biyografiyle dolu bir biyografiniz var diyebilir miyiz?

Kısacası yaptığım birçok iş, ister istemez biyografiyle ilgiliydi. Bundan sonra bize düşen de Nice’nin işaret ettiği gibi, ‘kaderimizi sevmek’ olmalıdır. Madem ki biyografiyle bu kadar hemhâl olmuşuz, o zaman yaptığımız işin ne olduğunu, bilimsel olarak öğrenmek zorundayız kanaati üzerine Biyografi Kitabı ortaya çıktı.


– Biyografi yazmak mı, Biyografi Kitabı yazmak mı?

Doğrusu biyografi hakkında yazmak, biyografi metni yazmak gibi bir şey değil. Hele kaynağın sınırlı olduğu bu sahada sonuca ulaşmak, pek kolay bir şey değildi. Belirli aralar vermek şartıyla dört yıl, Biyografi Kitabı’nın yazımıyla uğraştım. 

Emperyalizmin yaşadığımız süreçte biyografi ve etnolojiye niçin özellikle önem verdiği daha iyi anlaşılmalıdır

– Son zamanlarda biyografiyle ilgili çalışmaların arttığını görüyoruz. Bunun özel bir sebebi var mı?

Biyografinin her şeyden önce bir tasarım ve şekillendirme olduğunu anlamak lâzım. Bu açıdan bakılınca, emperyalizmin yaşadığımız süreçte biyografi ve etnolojiye niçin özellikle önem verdiği daha iyi anlaşılmalıdır.

Ben arslanların ağlamayı bırakıp kendi tarihçilerini, kendi biyografi yazarlarını, kendi sanatçılarını çıkarmasını öneriyorum

– Biyografi Kitabı nasıl oluştu? 

Afrika Atasözü şöyle der: “Arslanlar kendi tarihçilerini ortaya çıkarmadıkları sürece, tarih, avcıların kahramanlık hikâyelerinden oluşmaya devam edecektir.” Ben arslanların ağlamayı bırakıp kendi tarihçilerini, kendi biyografi yazarlarını, kendi sanatçılarını çıkarmasını öneriyorum. Dahası Biyografi Kitabı’yla bunun nasıl başarılacağının yol haritasını da çıkarıyorum.

– Biyografi Kitabı Türkçe’de bu konuda yayınlanan ilk eser mi?

Ne yazık ki, Türkiye’de biyografi alanında yazılan ilk eser: ‘Biyografi Kitabı’… Keşke daha önce bu konuda bağımsız eserler üretilmiş olsaydı. Biz de onların üzerine yeni şeyler ilave etseydik. Ama ne yazık, Türkçe’de ihmal edilmiş bir alan biyografi. Orhan Okay hocamızın deyişiyle tarihin üvey evladı biyografi…

– Biyografi Kitabı’nın kısaca nelerden oluşuyor? İçinde neler bulacağız kitabın? 

Biyografinin tanımı, özellikleri, biyografi ve belge ilişkisi, biyografi yazımının süreçleri, tarihte ve günümüzde biyografi, biyografinin diğer alanlarla ilişkisi, biyografi kimlik ilişkisi eserin içindeki bazı bölüm başlıkları.  Görüntü ve sesle biyografinin teşekkülü biyografik belgeseller. Cv’nin hikâyesi. Dünyada ve Türkiye’de biyografi araştırmaları vs.

– Söyleşi için teşekkür ederiz…

Etiketler: , , ,

Geçmiş Yazılar

Comments are closed.