Tarihi Yarimada Gece

24 Şub 2015

Bizim Yasin ve Düşündürdükleri

Yazan: HÜSEYİN RAŞİT YILMAZ

türkyorum - bizim yasin ve düşündürdükleri

Dostlar uzun süredir yazmayışımın sebebini soruyorlar ısrarla. Verilen cevapları geçiştirme kabilinden addettiklerinden olsa gerek gönül koyuyorlar belki de. Şöyle bir hafızamı yokladım da 15 yaşından beri bu kadar uzun süre yazmadığım olmadı herhalde. 9 ayda bir insan geliyor cihana da bir yazı nasıl gelmez diye düşünüyor dostlar belki de. En çok da Türkyorum’un editörü Yasin kardeşimiz. Yasin’i 15 senedir tanırım. Mayasına, ahlakına en çok itimat ettiklerim arasında başı çeker. İlk gençlik yıllarındaki samimiyetinde zerre azalma olmayan “korunmuş” adamlardandır. O olmasaydı yazısız 9 ayların sayısını çoğaltmaya çok meyyaldim. Lakin onun ihlasının hatrına konusu “neden yazı yazmadım” da olsa bir yazı kaleme alıyorum.

Oldukça erken yaşlarda, karınca misali, milletin dertleriyle dertlenmeye niyet ettik. Fırat’ın, Tuna’nın, Seyhun’un kenarındaki kuzunun ahvalinden kendimize pay biçtik. Mazlumun karşısındakine bilendik, düşenle hüzünlendik. “Adam adam gölgesinde yetişir” sözünü kendimize düstur edindik. Büyüklerin çoğuna yetişemedik, yetiştiklerimizde bir lahza gölgelenmeyi saadet bildik. Büyük ama yenilmiş bir medeniyetin çocuklarıydık. Kızgınlığımız, mağrurluğumuz bundandı belki de. Çeliğe verilen su gibiydi yenilirken geride bıraktıklarımızın gözyaşları. Onlar ağladıkça biz sertleştik. Düşeni tutamadık, tutsak kaldıramadık, kaldırsak yaşatamadık. Ne zaman tünelin ucunda ışık göründü zannetsek çok sürmedi yanıldığımızı anlamamız. Hayal kırıklıklarıyla döşeli uzun yollardan geçtik. Yıprandık. Her çağda en çok toprağa ümitlerimizle birlikte karışanlara yandık. Kerbela’da, Ereğli’de, Çeğen Tepesi’nde yere düşenlerle yüreğimize düşen acı hiç hafiflemedi. Acılar yoruyor insanı tıpkı vatan gibi. İhsan hoca öyle diyor ne de isabetli diyor: “Vatan insanı yorar”. Zihnindeki vatan “büyük ve müebbed” olanların nasibine daha fazla yorgunluk düşmesi bundan olsa gerek.

Bizden evvelkiler gibi büyük ciğerlerimiz yok. Keşke olsaydı. O zaman, fisebilillah, tarafında olduğumuz millet için daha fazla koşabilirdik.

Türkyorum bizim ilk gençlik yıllarımızdan yaşayan bir hatıra. Fasılalarla da olsa hep yaşadı. Birkaç senedir de Yasin kardeşimizin gayretleriyle ayakta çok şükür. Bize kalsa çoktan sona ermişti. Ne yaşatıyor Türkyorum’u derseniz bizim Yasin’in mayası derim. Neslimizden istikbale dair ümit veren pek çok arkadaşımız omuz verdi Türkyorum’a ama ne olmasa Türkyorum olmazdı sualinin cevabı Yasin’dir. Aslında Yasin daha doğru ifadeyle “Yasin’ler” pek çok soruya verdiğimiz cevaptır.

Zihinlerimizde yaşayan Türk ruhunu arada sırada da olsa gerçek hayatta görmeseydik Türk milliyetçisi olarak kalmamız çok zor olurdu. Ama gördük, hem de istifhama yer bırakmayacak miktarda. Nefeslenip de olsa devam etmemizin mühim sebeplerinden biridir bu.

Güzel çocuklar görüyorum, çok güzel çocuklar. Tıpkı önceki çağlarda yaşayanlar kadar güzel çocuklar. Hem belki onların ciğerleri de büyüktür.

_____________________________


Geçmiş Yazılar

Yorumlar

  1. Kardeşlik

    İnsani ilişkilerin beyhude olduğu şimdiki zamanda,iyi bir yürek,sağlam bir kişiliğe sahip insanler ile karşılaşmak güç elbette.Hele ki böylesi bir kişiliği taşıyan insanlar ile “sanal ortamda” karşılaşmak neredeyse imkansız. Lakin , imkansızı başarmak için herhangi bir çaba sarf etmeden,doğru davranışla,doğru bir kardeş edinmenin haklı gururunu ve mutluluğunu yaşıyorum.Bana hitap ederken kullandığı “kardeşlik” kelimesinin içini, kusursuz bir biçimde dolduran sevgili kardeşim Yasin’in de aynı gurur ve mutluluğu yaşadığından eminim.

    İkibuçuk-üç yıl önce,hasbel kader tanışmışlığımızın bugün ki geldiği noktayı uzun uzadıya anlatmaktan ziyade, böylesi bir güzelliği hele ki bu ortamda yakalamanın örnek gösterilmesi gereken bir dostluk,kardeşlik olduğunu söylemekten haz duyduğumu belirtmek isterim.

    Biliyorum ki;

    Benim derdimle dertlenen,sevincime eşlik eden bir insanın,benden ne kadar uzak olursa olsun ,onun aklında yer ettiğim inancını taşımanın ve aramızda fiziki bir yaşam formunun olmamasının, yüreklerin bir doğrultuda atmasına engel olmadığı gibi aynı kulvarda yürümenin de ne kadar geniş çaplı olduğunun kanıtıdır .

    Bu anlamda sevgili “Yasin” kardeşime , göstermiş olduğu iyi niyet,sevgi,saygı ve emsalsiz sabrı için teşekkür eder,rabbim ömür verdikçe kendisine “kardeşlik” demekten onur duyacağımı ifade etmek isterim.

    ogZ

    10/05/2011

     

    Oğuz AYÇİÇEK